Yağmur Damla Delibaş
Kose Yazisi

Yağmur Damla Delibaş

Gaziantep‘te Depoyu Doldurmak Artık Hayal mi?

Gaziantep‘te akaryakıt tabelaları bir kez daha değişti. Motorinin litresine gelen 6,62 liralık zamla fiyatlar 100 liraya dayanırken, yeni zam beklentisi Gazianteplinin hesabını daha da zorlaştırıyor.

Bir sabah uyanıyorsunuz…
Telefonunuza bakıyorsunuz, yeni bir zam haberi.
Biraz sonra arabaya biniyorsunuz, benzinliğin tabelasına bakıyorsunuz, yeni bir rakam.
Ve insanın aklından artık şaşırmak bile geçmiyor.
Çünkü zam haberleri hayatımızın o kadar sıradan bir parçası haline geldi ki, “Yine mi?” demekten yorulduk.
Çünkü akaryakıt tabelalarındaki rakamlar her değiştiğinde, şehirde yaşayan binlerce insanın günlük hesabı da yeniden yapılıyor.
15 Eylül gecesi motorinin litre fiyatına 6,62 lira zam geldi.
Gaziantep'te motorinin litresi yaklaşık 97,7 liraya kadar yükseldi.
97 lira…
Bir zamanlar bir litre yakıt için kulağa oldukça yüksek gelen bir rakamdı.
Şimdi gözler yeniden akaryakıt tabelalarında.
Çünkü motorine bir zam daha gelmesi halinde litre fiyatının 100 lirayı aşabileceği konuşuluyor.
Ama burada durup başka bir şey sormamız gerekiyor.
Akaryakıtın fiyatı arttığında gerçekten sadece aracın deposu mu pahalanıyor?
Hayır.
O depoya yüklenen maliyet, yollara çıkıyor.
Kamyonun deposuna giriyor.
Traktörün deposuna giriyor.
Servis aracına, taksiye, otobüse gidiyor.
Tarladan çıkan ürünün yoluna, fabrikaya giden hammaddenin taşımasına, market rafına ulaşan ürünün maliyetine ekleniyor.
Yani akaryakıt tabelasındaki rakam, aslında marketteki etiketten ulaşım ücretine kadar uzanan uzun bir zincirin başlangıç noktalarından biri.
Belki de bu yüzden artık benzinliğe yalnızca otomobil sahipleri bakmıyor.
Herkes bakıyor.
Çünkü arabası olmayanın bile hayatında akaryakıt var.
Markete giderken aldığı ürünün içinde var.
Kullandığı toplu taşımada var.
Sipariş ettiği kargoda var.
Çiftçinin tarlasında var.
Esnafın dükkânında var.
Ve ay sonunda cebinde kalan parada var.
İşin en düşündürücü tarafı ise şu:
Bir litre yakıtın fiyatını konuşurken aslında yalnızca bir litre yakıtı konuşmuyoruz.
Bir ailenin ay sonunu, bir esnafın maliyetini, bir çiftçinin üretimini, bir çalışanın işe gidip gelmesini konuşuyoruz.
Rakamlar büyüyor.
Fakat insanların gelirleri aynı hızda büyümediğinde, her yeni zam yalnızca bir fiyat değişikliği olmaktan çıkıyor.
Bir tercih haline geliyor.
Bu ay dışarı çıkmamak…
Arabayı daha az kullanmak…
Markette bazı ürünleri rafa geri bırakmak…
Ertelemek…
Vazgeçmek…
Belki de bugün akaryakıt tabelasında gördüğümüz en ağır rakam, litre fiyatı değil.
İnsanların hayatlarından çıkarmak zorunda kaldıkları şeylerin toplamı.
Çünkü bazen bir zam cebimizden yalnızca para götürmez.
Bir planı, bir ihtiyacı, bir küçük mutluluğu da beraberinde götürür.
Ve galiba artık asıl sormamız gereken soru şu:
Bir litre yakıt daha ne kadar pahalanabilir?
Değil.
Bir insanın hayatından daha ne kadarını kısmak mümkün?
İşte bunu düşünmenin zamanı geldi.