Serkan Payam
Kose Yazisi

Serkan Payam

Gaziantep Felakete Hazır mı?

Geçtiğimiz hafta Gaziantep, doğanın sert yüzüyle karşı karşıya kaldı. Süper hücre fırtınası; dolu, sağanak, kuvvetli rüzgâr ve ani su baskınlarıyla kentte hayatı adeta felç etti.

 Yollar göle döndü, ağaçlar devrildi, bazı mahallelerde vatandaşlar büyük korku yaşadı. Şimdi ise meteorolojik tahminler yeniden sağanak yağışı işaret ediyor. Peki asıl soru şu: Gaziantep bu kez hazır mı?


Doğal afetler elbette engellenemez. Yağmurun ne zaman, ne kadar sert yağacağını insan kontrol edemez. Ancak afetin felakete dönüşmesini önlemek, işte bu tamamen hazırlık meselesidir. Çünkü mesele yalnızca gökyüzünden düşen yağmur değil; o yağmuru taşıyacak altyapının gücü, kriz anındaki koordinasyon ve vatandaşın ne kadar hızlı korunabildiğidir.


Geçen haftaki tablo bize önemli bir gerçeği gösterdi: Kentler artık iklim krizinin etkilerini daha sert yaşıyor. Birkaç saat süren yağış, günlerce konuşulan bir afete dönüşebiliyor. Bu yüzden belediyeler, altyapı kurumları ve kriz ekipleri klasik rutinlerle değil, daha güçlü önlemlerle hareket etmek zorunda.


Mazgallar temizlendi mi? Dere yatakları kontrol edildi mi? Riskli alt geçitler için acil plan hazır mı? AFAD, itfaiye ve su idaresi ekipleri tam koordinasyonda mı? Vatandaşa erken uyarı sistemleri yeterince ulaşıyor mu? İşte bu soruların cevabı, yeni bir sağanağın ne kadar hasar bırakacağını belirleyecek.


Gaziantep güçlü bir şehir. Her afetten sonra ayağa kalkmasını bildi. Ancak mesele afet sonrası toparlanmak değil, afet gelmeden önce tedbir almak olmalı. Çünkü vatandaş artık sadece “yağmur yağacak mı?” diye değil, “Yağarsa bizi kim koruyacak?” diye soruyor.


Yetkililer için bu hafta sıradan bir hava olayı değil, bir güven sınavı. Eğer geçen haftadan ders çıkarıldıysa, bu yağmur yalnızca toprağı ıslatır. Ama ihmaller devam ederse, aynı manzaraları yeniden izlemek kaçınılmaz olur.


Gaziantep’in beklediği şey açıklama değil; hazırlık, koordinasyon ve önlemdir. Çünkü afetler doğaldır, fakat ihmaller asla.